'Yaşadıklarımı Anlatsam, Ülkem Kaldırmaz'
Türkiye Cumhuriyeti 60. Dönem Başbakanı Recep Tayip Erdoğan
%1,5’un Yaşadıklarını Anlatsak Yüreğiniz Kaldırmaz,Başbakan'ım!
Yaşadıklarınız anlatsanız kaldıramayız, ağır gelir.
Yaşadıklarınızı anlatsanız şaşkınlıktan şaşkınlık beğenir, “bu kadarda olmaz” deriz.
Bir kere daha “hayran” olur yaşadıklarınızı kaldıramasa bile bu ülke size;
“one minute” diye haykırdığınızda olduğu gibi,
En son mecliste “eşime laf ettirmem” bağırışlarınızı alkışladığı gibi,
Filistin dediğinizde “helal olsun” dediği gibi,
Ziyaret sözü verdiğiniz bir çocuğa, sözünü unutmayıp onun yanına gittiğiniz zaman gibi,
Belediye başkanı iken okuduğunuz şiirle hapiste yatarken size bağlandığı gibi,
Hayran olur bu ülke size.
Evet, biraz daha hayran olur ve ne yaparsanız yapın, ne yapmış olursanız olun yine size oy veren birilerini çıkarır bu ülke başbakanım.
Sizin anlattıklarınızı
kaldıramayacak bu ülkenize biz neler anlattık da “hı hı” deyip geçtiler.
Bu anlattıklarımızı size anlatsak Başbakan’ım yüreğiniz kaldırmaz…
Beyazıt meydanlarında çevik kuvvet gölgesinde slogan atan, aynı meydan da attığı sloganlar yüzünden dayak yiyen ablaların yaşadıklarını anlatsak, sizinde yüreğiniz dayanmaz Başbakan’ım.
Ve Başbakan’ım, o çevik kuvvet gölgeleri arasında “başörtüsü” diye inlerken Ankara’da hiçbir hareketlilik olmadığındaki “hüsranını” anlatsak, sizinde yüreğiniz dayanmaz Başbakan’ım.
Her defa atağa kalktığınızda, bir umut cümlesi kurduğunuzda o kızların “güvenme isteklerini”, “ bu defa olacak umutlarını”, ama her defasında “yaptırmıyorlar” mazeretinizle “yıkılışlarını” da anlatsak, sizinde yüreğiniz kaldırmaz Başbakan’ım.
Annesine meramını anlatamayan bir kızın odasından, çıkmayıp her gün aynı günü tekrar ve tekrar yaşadığını anlatsak mesela,
Mesela başörtülü olduğu için her ay nefretle aldıkları “cüzi maaşlar” için harcadıkları emeği döktükleri alın terini,
Mesela başörtülü diye alınmadığı “yeşil sermaye iş görüşmelerini”,
Namaz kılan bir anne ve babanın “dualarında başörtü kaygısı” olmadığını,
Mesela başörtülü diye “eş olamayan” genç kızların reddedilişlerindeki lanet okumalarını,
Mesela her sene; “bu yıl değil ama gelecek yıl inşallah” diye İstanbul üniversite kapısından geçip ÖSYM merkezine giremeyenleri,
Başörtülü diye “hor görülmeleri”, “otobüslerde laf yemelerini”,
“Bunlarda mesele mi, dert mi” diyen bu ülkeye bunları anlattığında; doların kaç para olduğunu takip eden, İsrail’i bir dizi senaryosunda “nasıl da alt ettik” diye mutlu olduklarını birbirine anlatan bir ülkeyi görünce artık “anlatmaktan yorgun düşmeleri”,
Anlatsak… Anlatsak... Ve anlatsak…
Anlatsak işte hepsini size Başbakan’ım, eşinizi ağlatan ve onu ağlattıkları gibi bu ülkenin %1,5’unu ağlatanlara edilen lanetleri anlatsak, sizinde yüreğiniz kaldırmaz Başbakan’ım…
Bu arada sizde Hoş Geldiniz %1,5’un arasına Sayın Emine Erdoğan…
Yazı toplam 1419 kez okundu.