sag_140x600

Wikileaks belgelerinde Numan Kurtulmuş

Wikileaks belgelerinde Numan Kurtulmuş

Belgelerdeki, 'Numan Kurtulmuş: Saadet’in Hoşgörülü ve Nazik Yüzü' yazısı dikkat çekici

18 Temmuz 2012, Çarşamba - 06:55
HİT: 1286(0)


Wikileaks sızıntılarında Jeffrey’in adlı yetkilinin, Numan Kurtulmuş hakkında, “merkeze” yolladığı değerlendirme yer alıyor.

10 Şubat 2010’da Büyükelçilik tarafından Washington’a iletilen “istihbari bilgilendirme” notunda, Numan Kurtulmuş’un en önemli özelliğinin Erbakan etkisi dışında olduğu vurgulanıyor.

"Numan Kurtulmuş: Saadet’in Hoşgörülü ve Nazik Yüzü" başlığı ile sunulan yazıda, Kurtulmuş, "Diğer Saadet Partililer’den farklı, İngilizce bilen, ABD’de yaşamış, düşünceli ve canayakın biri" olarak yansıtılıyor. İngilizce eğitimine rağmen ingilizceği "ağır" konuşması da dikkat çekilen bir diğer konu.

Uzmanlar, Kurtulmuş için kullanılan “son derece yaklaşılabilir/cana yakın” ve “reflective”, “yansıtıcı, /düşünceli” kelimelerinin diplomasi dilinde “bizim için uygun” anlamına geldiğini ifade ediyorlar.

Kriptoda özellikle İsrail’le ilişkiler konusunda Kurtulmuş “şaşırtıcı biçimde ılımlı” bulunması, dikkat çeken noktaların başlarında geliyor.

Wikileaks.org sitesinde ve http://wikileaks.org/cable/2010/02/10ANKARA301.html# adresinde İngilizce olarak yer alan kriptonun çevirisi şu şekilde:

ÖZET: Dinci Saadet Partisi’nin verdiği akşam yemeğinde parti başkanı Numan Kurtulmuş, partinin ideolojisini, planlarını ve önceliklerini özetledi. Sükûnetle ve açıklıkla, tam karşı görüşlere bile açık kapı bırakan sunumunda partisinin demokrasi, insan hakları, ekonomi ve dış politika konularında partisinin muhafazakâr görüşlerini anlattı. Bu güne kadar kişiliği çatışmacı olarak algılanmasına rağmen, yüz yüze olduğunda, tartışmalı konularda “aramızda anlaşma olmadığı konusunda anlaştık” diyebilecek görünüşte; daha önemlisi de, Saadet Partisi’nin “perde arkasındaki her konuda tek yetkilisi” eski Başbakan Necmettin Erbakan’ın etkisinde olmadığını söylemesi.

Saadet Partisi, ABD Elçiliğinin Politika Danışmanı ve Politika Sorumlusunu geç vakitlere kadar süren, bir geleneksel Anadolu akşam yemeğine davet etti. SP başkanı Numan Kurtulmuş Saadet Partisi’ni, bir dinî parti değil Anadolu’nun geleneksel değerlerine bağlı popülist bir parti olarak tanımladı. Dinin parti tabanında güçlü bir yeri olduğunu kabul ediyor fakat “bazı solcular bile bize liberal bir parti diyorlar” dedi. Özelleştirmede, devletin kendilerine karşı adilane davranmadığına inandığı grevdeki TEKEL işçileri ile dayanışmada olduğunu söyledi. Devletin daha az değil, daha çok ekonomide varlığı olması gerektiğini savunuyor. Bazı hesaplamalara atfen, Türkiye bütçesinin çok az bir bölümünü kullanarak özel sektörle ortak projelerle fakir yörelerde iş alanları açmanın ve ekonomik darboğazdan çıkışı kolaylaştırmanın mümkün olduğunu iddia ediyor. Bu tip devlet öncülüğünde endüstriler, devletin, terör örgütüne adam toplamada ana faktörlerden biri olarak gördüğü güneydoğudaki ekonomik yoksulluğun çözümü için bir yol olabilir dedi.

Kurtulmuş, dış politika konusunda, gelecekteki esas çatışmanın kültürler yahut dinler arası değil zengin kuzeyle fakir güney arasında ekonomi kaynaklı olacağını iddia etti. Batı’nın bu ayrışıma duyarlı olması gerektiğini fakir ülkelere gelişmeleri için daha fazla yardım etmesi gerektiğini aksi halde savaş ve terörün daha da artacağını söyledi. Dünya Bankası ve IMF’yi ima ederek, uluslararası ekonomik sistemin fakir ülkelerin zararına Batı ekonomilerine hizmet ettiğinden yakındı. Kurtulmuş, güçlü ekonomilerin kuruluşunda en büyük etkenin sağlam, bağımsız ve saydam kurumların yaratılması ve bunu becerenlerin kuzey güney bölümümünüm öbür tarafına geçebildiği konusunda bizimle hemfikir olduğunu söyledi.

Masadaki ağır konu, İsrail konusu idi ki Kurtulmuş bu konuda pek ılımlıydı. ABD’nin İsrail’i desteğini eleştiri için fırsat kollamadan (pek çok Türk politikacıları bu tür aşırı eleştiriden zevk alıyor) arada bir konuya değindi. İsrail Filistin çatışmasının basit bir Yahudilik ile İslâm’ın çatışması olmadığını, Gazze’de protestocuların bir kısmının Hristiyan olduklarını ve kendisinin geçen yıl katıldığı Gazze taraftarı protestolarda İsraillilerin öldürdüğü Filistinli Hristiyan bir kadının resmini taşıyarak görüşünü belirttiğini anlattı.

YORUM: Kurtulmuş Saadet Partisi için değişik bir kişilik. Daha önceki liderler ve yöneticiler, bu işte emektar olmuş, çoğunlukla mühendis, doktor, bilim adamları idi. Kurtulmuş, bir İş İdaresi profesörü (halen Bilkent Üniversitesi’nde ders veriyor, bunun da kendisini rahatlattığını ve yeniden güç verdiğini söylüyor). 1970’lerde Cornell Üniversitesinde, İşçi İşveren İlişkileri konusunda doktorasını yaptı, duraklayarak konuşsa da İngilizcesi iyi. Belki çok daha önemli olan, Türkiye’deki İslâmcı partilerin “perde arkasındaki her konuda tek yetkilisi” eski Başbakan Necmettin Erbakan’dan politika konusunda tek bir öğüt almadım, kendisine de hiçbir tavsiyede bulunmadım demesi. Bu bağımsızlık görüntüsü basında ve politika çevrelerinde Erbakan’ın vekili olarak görülen Fazilet Partisi Başkanı Recai Kutan’la taban tabana zıt.

Kurtulmuş’un başkanlığa yükselişinden sonra, Saadet Partisi’nin eskisinden farklı olduğu mesajının altını çizmek için Saadet Partisi’nin eski tüfekleri hemen hemen tamamen gözlerden ırak. SP hala arada bir çatışmacı tutumda; örneğin İsrail karşıtı protestoların organizasyonu ve onlara katılımlarında ve ABD Elçilik görevlilerinin Türkiye’deki faaliyetleri hakkında yanlış anlaşmalar yaratma konularında olduğu gibi. (Uluslararası Din Özgürlüğü Raporu hakkında Saadet’in şikayeti http://wikileaks.org/cable/2010/02/10ANKARA296.html adresinde). Bu tür davranışlarla Saadet basının ilgisini üzerinde tutmasını sağlıyor. Bunlara rağmen, bize göre Kurtulmuş ulaşılabilir ve düşünceli bir kişi; AKP’ye korku verecek şekilde politikada şöhretini destekleyen ve SP’nin seçim umutlarını arttıracak nitelikler bunlar.

Jeffrey

İLGİLİ HABERLER

  • ANKET
  • HAVA DURUMU

Ajanslar