Süsleme sanatı olarak; Tezhip

Süsleme sanatı olarak; Tezhip

Türk resim sanatının gelişmesine katkısı olan Tezhip sanatı da, kasıtlı bir biçimde yok edildi. Gökçen Göksal'ın yazısı...

23 Mart 2007, Cuma - 01:19
HİT: 310(0)


Gökçen Göksal
Süsleme sanatı olarak; Tezhip
Gökçen Göksal
gokcengoksal@mynet.com

Modern dünyada yerini alma isteği, Türkiye’de reddi miras üzerinden yapıldığı için, bu siyasal söylem uzun yıllar hem ülke insanına hem de dünya insanlığına çok şey kaybettirdi. Müslüman toplumun sanatsal değerlerinin üzerine kalın çizgiler çeken, sözde ilerici özü itibariyle gerici bu zihniyet, günümüz insanlığının buhranına çözüm olabilecek alternatif düşünce sistemlerini de toprağa gömmekte gecikmedi.

Müslüman topluma ait sanat dalları da bu zihniyetten nasibini aldı. Türk resim sanatının gelişmesine katkısı olan Tezhip sanatı da, kasıtlı bir biçimde yok edildi. Batılılaşma sevdasında modern kurumların ve eğitim sisteminin sırtını döndüğü “kağıt süsleme sanatımız” önce gerilemeye başladı zamanla yok olmaya yüz tuttu.

Bizi biz yapan değerlerin hepsi, üzerimizden sökülüp alınıyordu, alındı da. Geldiğimiz yerin neresi olduğunu merak edenler genç kuşaklara tezhibin ne anlama geldiğini sormaları yeterli. Büyük çoğunluk bunun bir süsleme sanatı olduğundan haberdar bile değil. Sanat deyince aklımıza nedense hep bazı dar kavramlar geliyor.

Tezhip sözcüğü Arapça zeheb sözcüğünden türediği için altınişleme, altınezme anlamına gelmektedir. Fakat tezhip sadece altınla yapılmaz torak boya ile de yapılır. Sadece altınla yapılanına süslemeye “Halkari” adı verilir.

Osmanlı da önemli kitapların birçoğu tezhiplenirdi. Kitapların satır araları, sayfa başları özenli bir biçimde süslenirdi. Bu o kitaba verilen değerle doğru orantılıydı. Örneğin el yazması Kur’an’ların büyük kısmı tezhiplenirdi, bunlar özellikle altınla yapılırdı. Surelerin başı da mutlaka tezhiplenirdi. Kur’an’ı çoğaltan kişinin isminin bulunduğu sayfa da süslenirdi. Tezhip, İran ve diğer müslüman ülkelerde de, uğraşılan bir sanat dalıydı; ama bu sanata ilişkin en seçkin örnekler Osmanlı döneminde verilmiştir.

Ekseriyetle kitap süslemede kullanılan bu sanat dalı, Osmanlı saraylarında nakkaşlar tarafından gerçekleştiriliyordu. Sanata olan ilgisi nedeniyle Fatih Sultan Mehmet döneminde tezhip sanatı gelişme göstermiştir. Bu dönemde farklı motifler kullanılmaya başlanmış, karanfil, nilüfer gibi desenler, tezhip sanatında en çok kullanılan figürler olmuştur.

Yine bu dönemde farklı renklere ağırlık verilmiş; sarı, yeşil, mavi, siyah ana renk olarak kullanılmıştır. Kanuni döneminde ise farklı yerlerden gelen tezhip sanatçıları, Osmanlı tezhip anlayışına yenilik katmışlar, Osmanlı tezhip’i renk ve motif olarak değişime uğramıştır. Bordürlerde yeşil renge ağırlık verilmiş, renkli cetveller kullanılmıştır. Osmanlı çekim merkezi olduğu için İranlı hattatların birçoğu Osmanlı topraklarına gelerek, tezhip sanatının çeşitlenmesine katkı sunmuştur. 19.y.y da ise Barok tarz tezhibe girmiştir. Bu dönemde daha önce süslemede sıkça kullanılan çiçekler, saksı ve vazoların içinde kullanılmıştır.

Tezhip sanatına sadece erkekler değil, hanımlar da yakın ilgi göstermiştir. Bu yüzden bu sanatla ilgilenen erkeklere müzehhib bayanlara ise müzehhibe denilmiştir

Bizde tezhip yani “kitap süsleme sanatını” yok etmeye çalışanların bu çabasını anlamak lazım, onlar tezhip’i bir İslam sanatı olarak görmüşlerdir bunda haklıdırlar. Ama bu anlayışı sahip olanlar tarihsel bilgiye sahip değillerdi herhalde, çünkü kitap süsleme sanatı Musevi toplumunda da yaygındı, özellikle dini kitap yazanlar, yazdıkları bu kitapları süslerlerdi. Bu bir anlamıyla kitabı yazan kişinin imzası anlamına geliyordu.

Din adamlarının Tora’nın (Tevrat) süslenmesini yasaklamasıyla, Hagada adı verilen, ve İsrailoğullarının başından geçen tarihsel olayların anlatıldığı dua ve şiirlerin bulunduğu bu kitapların süslenmesine devam edilmiştir. Bu gelenek halen sürmektedir.

Tezhip sanatının gerilemeye başladığı dönemi 17.y.y’a kadar götürebiliriz. Bu gerileme önce tezhipte kullanılan karakterlere yansımış, daha ince ve detaylı motiflerin yerini daha sıradan ve kaba motifler almıştır. Batılılaşma serüveninde ise gitgide kan kaybetmiş, izlenen yanlış politikalar nedeniyle de tezhip kasıtlı bir biçimde yok olmaya mahkum edilmiştir.

Günümüzde ise tezhip artık bir iş olarak, bir sanat dalı olarak, görülmekten uzaktır. Hobi olarak yapılan bir uğraşa dönüşmüştür. Bu uğraşın yeniden sanat dalı olarak görülmesi ise toplumun göstereceği ilgiyle orantılı.

İslam medeniyetinin kendini ifade ettiği bir sanat dalı olan Tezhip’in yeniden ihtişamlı günlere dönmesi dileğiyle.

MİLLİ GAZETE

İLGİLİ HABERLER

  • ANKET
  • HAVA DURUMU

Ajanslar