İşte en önemli kıyamet alametleri....

İşte en önemli kıyamet alametleri....

İşte en önemli kıyamet alametleri....

30 Kasım 2011, Çarşamba - 08:00
HİT: 2783(0)


İşte en önemli kıyamet alametleri....

1979- RUSYA’NIN AFGANİSTAN’I İŞGALİ


"Talikan'a (Afganistan'a) yazık oldu. Şüphesiz Allah Teala'nın orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır. Orada Allah'ı hakkıyla bilen insanlar vardır. Onlar ahir zaman Mehdi'sinin yardımcılarıdır.” (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 59) Hazreti Muhammet yüzyıllar önce Afganistan topraklarının işgal edileceğini ve bunun bir kıyamet alameti olduğunu yakınlarına söylemişti. 1979 yılındaki Rus-Afgan Savaşı ve Afganistan’ın işgali kıyametin bir habercisi olarak karşımıza çıktı.

Tarihi kronolji ,bilimsel düşünce çerçevesince Afganistanın Rus işgalini Hadisi şerifle tefsir etmek yanlıştır.Olayların arkasını,irdelemeden işte bu hadis de bahsedilen alamettir demek yanlıştır.Afganistan tarihin bir çok döneminde işgal edilmiştir daha büyük işgali ABD tarafından yaşarken 1979 rus işgalini hadiste bahsedilen işaret olarak algılamak yanlış olur.

1979- DÖRDÜNCÜ SULH (ARAP-İSRAİL SAVAŞI)


“Sizinle insanlar (bir nüshada Rumlar deniyor) arasında dört sulh olacak, dördüncü sulh, Heraklius ehlinden bir adam vasıtası ile olur ve bu yedi sene devam eder..." (Kıyamet Alametleri, Osman Çataklı, 299/8) Haber verilen kıyamet alametlerinden biri de Arap-İsrail Savaşı.Bu alamete göre Müslümanlarla Müslüman olmayanlar arasında 4. kez bir barış anlaşması yapılacak, bu anlaşma 7 yıl sürecektir. İslam aleminden birçok kimsenin kanaati, hadiste geçen "4. Sulh"un, 1979'da ABD-İsrail ve Mısır arasında Amerika'da Camp David'de yapılan anlaşma olduğudur.

Müslümanlar ile rum,Bizans ve Avrupa arasında sayısız savaşlar ve barışlar olmuşken bu söz ile tahdit koymak yanlıştır. Bu hadisi şerifi İsrai Arap savaşları ve anlaşmaları ile ilgilendirmek yanlıştır. Zira aralarında sayısız savaş olagelmiştir

1979- KABE’DE KAN AKITILMASI


“Onun çıkacağı yıl, insanlar hacca, başlarında bir emir bulunmadan gidecekler... Hep birlikte Beyt-i Şerif'i tavaf edecekler, sonra Mina'ya indiklerinde birbirine saldıracak, hacılar soyulacak, kanlar Akabe Cemresinin üzerine akacak.” (Kıyamet Alametleri, s. 168-169) “İnsanlar başlarında bir imam bulunmaksızın hac ederler. Mina'ya indiklerinde büyük savaşlar olur. Öyle ki ayaklar kan gölü içinde kalır.” (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 35) 1979 yılındaki hac mevsiminde Kabe’de tıpkı hadislerde belirtildiği gibi bir katliam yaşanmıştır. Güvenlik güçleri ile militanlar arasında Kabe yakınlarında çıkan çatışmada 30 kişi hayatını kaybetmiştir.

Kıyamet öncesi kabede oluk oluk kan akacağı doğrudur.Ancak yukarıdaki olay hadis de bahsi geçen işaret olamaz.Kabe ve Kutsal şehirler ABD tarafından işgal edilecek Müslümanlar oraları kurtarmak için savaşacak,büyük bir ihtimal ile Yahudilerle topyekun bir sabvaş esnasında Kabe’de kan akıtılacaktır

1980- İRAN – IRAK SAVAŞI


Şevval ayında ayaklanma Zilkade'de harb konuşmaları, Zilhicce'de ise harb vaki olacak.” (Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 166) Hadiste belirtilen Şevval, Zilkade ve Zilhicce ayları İran-Irak savaşının gelişim aşamalarıyla aynı tarihlere denk gelmektedir: İran Şahı'na karşı olan ilk ayaklanma, bilindiği gibi, hadiste belirtilen 5 Şevval 1398 (8 Eylül 1976)'de olmuştur. Hicri 1400 Zilhicce (1980 Ekim) ayında İran-Irak arasındaki savaş tam anlamıyla başlamıştır.

DEPREMLERİN ÇOĞALMASI


"Şu hadiseler meydana gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır… depremler çoğalacak…" (Ramuz-El Ehadis, 476/11) “Kıyametten önce iki büyük hadise vardır… ve sonra da zelzeleli yıllar.” (Ramuz-El Ehadis, 187/2) Amerikan Ulusal Deprem Enformasyon Merkezi verilerine bakılırsa 1999 yılında, yeryüzünde 20.832 Deprem meydana gelmiştir. Bu depremlerde yaklaşık olarak 22.000 insan hayatını kaybetmiştir. 1980 yılı ile 2003 yılı arasındaki 23 yıllık dönemde meydana gelen ve şiddeti 6,5’ten büyük olan Deprem sayısı 1685 olmuştur.

Kuran da kıyametin büyük alametleri ile ilgili net bir açıklama yok ,kuran kıyametin kopuş sahnelerini tasvir ediyor ,alametlerle ilgili bilgi vermiyor alametler konusu muallaktadır. .Peygamberimizin hadislerinde kendisine yöneltilen sorulara cevaben yüzeysel olarak alametleri peygamberimiz açıklıyor.İncil ve Tevrat ta belirtilen alametler safsatalardan ibarettir en sağlıklı tatmin edici sağduyusal ve bilim destekli açıklamalar İslam akaidindedir. Sorunuza gelince;güneşin batıdan doğması sembolik bir olay değildir ve mecazi bir mana da taşımaz. Güneş evrenin mihengi,aynı zamanda hayatın merkezi.Güneş takvim.Güneş mevsim.Güneş zaman.Güneş dünyanın manyetik peyki,çekici kuvveti.Hayat son bulacaksa iş hayatın ,dünyanın can damarının kopmasıyla yani güneşle başlar.Güneş müebbeten batar hayat ta biter.Güneşin batıdan doğması demek dünyadaki hayatiyet değerlerinin ters yüz olması demek.Yani denge yok. Zaman yok.Dün olmadığı gibi yarın da yok an ölür .Ölüm bile ölür.Doğu yok batı yok dolayısıyla yön tayini de yok.İnsanlar yönü nasıl tespit edecek,ekoloji tepe taklak,kutuplar yerde ,yer gökte,sağ olmadığı gibi sol da yok.öncesi yok sonrası yok.dünya adeta zomlanmış hayat dondurulmuş,görüntü kesilmiş demektir.

Bu hususla ilgili Buhari’de “Güneş batıdan doğmadıkça kıyamet kopmayacaktır.” Güneşin batıdan doğması insanlığın ters yüz yere serilmesi demek,uyku yok,düşünce yok hafıza sıfırlanmış demektir.Bazı Müslümanlar ,güneşin batıdan doğuşunu kıyamet öncesi Batının yani Amerika ve Avrupa’nın felaketsel sonu olarak yorumluyor.Bu tamamen yanlış bir düşünce güneşin etrafında dönen dünya için batı ve doğu asla sabit değil ki.Yönsüzlüğün girdabına girmiş dünyada batı neresi ,doğu neresi?Güneşin batıdan doğması ile ilgili inanç sadece İslam kelamında vardır ,Yahudi ve Hiristiyan ilahiyatının bu konuda görüşleri yoktur.Onlar manadan çok semboller üzerinde durmaktadır. Yahudiler kıyamat alametlerine ilahiyat açısından yaklaşmayıp ezoterika yorumlarla siyasal kendilerince mlili açıdan bakarlar.İslamın güneşin batıdan doğması görüşü fizik ve astroloji ,biomanyetik öğretilere uygun bir yaklaşımdır.

Kuran-ı Kerim de Tekfir suresinde Güneşin dürülüp sökülmesi de güneşin karanlık bir taş haline gelerek dağlara çarpıp bir meteor gibi milyonlarca kara taşın dünyaya dökülmesi tasvir edilir.Nokta i süveyda denen kara delik hadisesi de bugün ki ozon delinmesi olayıdır.Kuran da güneş için müstakil bir sure vardır.”Güneş suresi “ Güneş sistemi,güneş teorisi ile ilgili diğer dinlerde herhangi bir fikre rastlayamıyoruz.

1981- MISIR MELİĞİNİN ÖLDÜRÜLMESİ


"Ondan önce Şam ve Mısır melikleri öldürülecektir...” (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 49) Mısır'ın yakın tarihi incelendiğinde hadiste de belirtildiği gibi, bir "meliğin" öldürüldüğü görülmektedir: 1970 yılında Mısır'ın başına geçen ve 11 yıl iktidarda kalan Enver Sedat. Enver Sedat 1981 yılında bir resmi geçit sırasında muhalifleri tarafından düzenlenen bir suikast sonucunda hayatını yitirmiştir.

1981-1982 RAMAZAN AYINDA GÜNEŞ VE AY TUTULMALARI


"Mehdi için 2 alamet vardır ki... Bunun birincisi, Ramazan'ın birinci gecesi Ay'ın; ikincisi de, Ramazan'ın ortasında Güneş'in tutulmasıdır.” (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 47) “... Güneş'in oruç ayının ortasında, Ay'ın ise sonunda tutulması...” (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 37) “Ramazan'da iki defa tutulma olacaktır...” (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 49-53) Bu tespitlere uygun olarak, 1981 yılında (Hicri-1401'de) Ramazan Ayı'nın 15. günü Ay, 29. günü de Güneş tutulmuştur. Yine "ikinci olarak", 1982 yılında (Hicri-1402'de) Ramazan Ayının 14. günü Ay, 28. günü de Güneş tutulmuştur.

1982- ŞAM MELİĞİNİN ÖLDÜRÜLMESİ


“Ondan önce Şam ve Mısır melikleri öldürülecektir...” (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 49) Şam kelimesi, yalnızca Suriye'deki Şam şehri için kullanılmaz. Şam, Arapçada kelime anlamı olarak "sol" anlamına gelir ve eskiden beri Hicaz bölgesinin (Mekke ve Medine şehirlerinin bulunduğu bölge) sol tarafında kalan ülkeleri ifade eder. Şam bölgesi yöneticilerinden de suikaste uğrayan çok sayıda kişi olmuştur.

1986- KUYRUKLU YILDIZIN DOĞMASI

“Mehdi'nin çıkışından evvel, (her tarafı) aydınlatan kuyruklu bir yıldız doğacaktır.” (Kıyamet Alametleri, s. 200) “O gelmeden önce, doğudan ışık veren bir kuyruklu yıldız görünecektir.” (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 53) “O yıldızın doğması, Güneş ve Ay tutulmasından sonra olacaktır.” (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32)

Hadislerde belirtildiği gibi 1986 yılında (Hicri 1406'da) yani 14. yüzyıl başlarında "Halley" kuyruklu yıldızı Dünyamızın yakınından geçmiştir. Bu kuyruklu yıldız parlak, ışıklı bir yıldızdır.

2003- BAĞDAT’IN ALEVLERLE YOK EDİLMESİ


“Ahir zamanda Bağdat alevlerle yok edilir...” (Risalet-ül Huruc-ül Mehdi, Cilt 3, sf. 177) 2003 Irak Savaşı'nda, savaşın ilk gününden itibaren Bağdat, en yoğun bombardımana tutulan şehirlerden biri olmuştur. Ağır bombardıman, geceleri Bağdat'ın tıpkı hadiste haber verildiği gibi alev alev yanmasına neden olmuştur. Bağdat'ın gazete ve televizyon haberlerine yansıyan görüntüleri, yukarıdaki hadiste dikkat çekilen "alevlerle yok edilir" açıklaması ile tam olarak mutabıktır. Bu da ahir zamanda bulunduğumuzu gösteren açık alametlerden biridir.

2003- IRAK VE ŞAM’A AMBARGO


"Öyle bir zaman yaklaşıyor ki, Irak ahalisine bir kafiz (ölçek), bir dirhem (bir ağırlık ölçüsüdür) sevk olunmayacak". Dedik ki: "Bu kimden dolayı olur." dedi ki: "Acemler ('Arap olmayanlar) bunu men' ederler." Sonra dedi: "Şam ahalisine bir dinar, bir müdy (kile, bir ölçü birimidir) sevk olunmayacak". "Bu kimden dolayı olur" dedik. "Rumlar'dan dolayı" dedi. (Et-Tac, Ali Nâsıf el-Hüseyni) Irak ve Şam'a ambargo uygulanacak olması kıyamet öncesinde yaşanacağı bildirilen olaylardan, yani Hz. Mehdi'nin geliş alametlerinden biridir. Irak'a, hadiste haber verildiği gibi, on yılı aşkın bir süredir ambargo uygulanıyor olması dikkat çekicidir. Bununla birlikte, Suriye'ye de ambargo uygulanması ihtimali sıkça gündeme gelmektedir.

2003- IRAK HALKI ŞAM VE KUZEYE KAÇAR


"Masum ve temiz Irak halkı Şam'a kaçar." (Risalet-ül Huruc-ül Mehdi, s. 210) 2003 senesinde Irak Savaşı başlamadan hemen önce onbinlerce Iraklı'nın, Suriye başta olmak üzere çeşitli ülkelere göç etme çabaları bu hadisteki olayla büyük bir benzerlik göstermektedir. Bu konuyla ilgili de çeşitli haber ve resimlere medyada yer verilmiştir.

2003-IRAKLILARIN PARASI KALMAYACAK

"Iraklıların elinde ölçecekleri bir tartı aleti ve alış-veriş yapabilecekleri bir para hemen hemen kalmayacak." (Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame kısm-ul efal, c.5, s. 45) Ahir zaman ve dolayısıyla Hz. Mehdi'nin çıkış alametlerinden biri de Iraklıların parasının değer kaybetmesidir. Bu hadis iki ayrı duruma işaret ediyor olabilir. Bunlardan birincisi, İran-Irak ve Körfez Savaşı sonrasında Irak'ta yaşanılan ekonomik çöküntüdür. Savaş dolayısıyla büyük zarar gören Irak ekonomisi, savaş sonrası devam eden ambargolar nedeniyle bir türlü düzelmemiştir. Halkın alım gücü düşmüş, yokluk ve fakirlik en önemli sorunlardan biri haline gelmiştir.

2003- ORDUNUN KAYBOLMASI


“Mehdi'nin beş alameti bulunur. Bunlar Süfyani, Yemani, semadan bir sayha (çağrı, nara), Beyda'da bir ordunun batışı ve günahsız insanların öldürülmesidir”. (Naim Bin Hammad) “...Kendisine bir ordu gönderilecek. Bunlar yerin bir çölünde iken yere batırılacaklardır.” (Müslim'den; Geleceğin Tarihi 4, s.31) “Bir ordu savaş için gelir, çöle girdiğinde baş ve sonundakileri batar, ortadakiler de kurtulmaz.” (Hanbel, Tirmizi, İbni Mace, Ebu Davud'dan; Geleceğin Tarihi 4, s.30)

2003 yılında gerçekleşen Irak Savaşı sırasında Irak ordusunun büyük bir kısmının neredeyse birdenbire ortadan yok olması savaşın en dikkat çekici olaylarından biriydi. Birçok gazete ve televizyonda, Cumhuriyet Muhafızları olarak bilinen yaklaşık 60.000 kişilik ordunun ve Fedailer olarak bilinen yaklaşık 15.000 Iraklı askerin kaybolması haber olarak yer aldı. Yan sayfadaki hadislerde bu konuya dikkat çekilmesi, Hz. İsa'nın ve dolayısıyla Hz. Mehdi'nin geliş alametlerinden biri olan "bir ordunun batması" olayının gerçekleşmiş olabileceğini göstermektedir. (En doğrusunu Allah bilir.) Nitekim ilerleyen günlerde de savaş uçaklarının bir kısmının çöl kumları altına gömülmüş olarak bulunması, hadiste bahsedilen çölde bir ordunun batması olayının Irak ordusu ile ilgili olma ihtimalini güçlendirmektedir.

2003- IRAK’IN YENİDEN YAPILANDIRIMASI


“…Irak'a saldırmadıkça kıyamet kopmaz. Ve Irak'taki masum insanlar Şam'a doğru sığınma yerleri ararlar. Şam yeniden yapılanır, Irak da yeniden yapılanır.” (Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame kısm-ul efal, c.5, s. 254) Hadiste Irak'ın yeniden inşa edileceğine dikkat çekilmektedir. Önce İran-Irak Savaşı, daha sonra Körfez Savaşı, son olarak da 2003'teki Irak Savaşı'nın ardından, Irak'ta pek çok şehir yerle bir olmuştur. Bu savaşın sonrasında yaşanan yağmalama olaylarının da etkisiyle büyük bir harabeye dönüşen Irak'ın yeniden inşa edilmesi mecburi hale gelmiştir. Bu durum gazete haberlerinde de çok geniş olarak yer almıştır.

2004- DOĞU’DA YER BATMASI


“On alamet görülmeden kıyamet kopmayacaktır; ... Biri doğuda, biri batıda, bir diğeri de Arap Yarımadası'nda meydana gelecek yere batma hadisesi..." (Müslim, Fiten, 39) Peygamber Efendimiz (sav)'in haber verdiği kıyamet alametlerinden bir tanesi, "doğu tarafında gerçekleşecek olan yere batma" hadisesidir. Bu alametin büyük bir kara parçasının ya da insan topluluğunun ortadan kalkması, yeryüzünden yok olması anlamına gelmesi muhtemeldir. 2004 yılının son ayında Güney Asya'da gerçekleşen büyük tsunami felaketi bu alametle çok büyük benzerlikler göstermektedir. Dolayısıyla Peygamberimiz (sav)'in haber verdiği "doğudaki yere batış" alameti, bu büyük tsunami felaketine işaret ediyor olabilir.

2005- BATI’DA YER BATMASI


“On alamet görülmeden kıyamet kopmayacaktır; ... Biri doğuda, biri batıda, bir diğeri de Arap Yarımadası'nda meydana gelecek yere batma hadisesi..." (Müslim, Fiten, 39) ABD'nin Meksika Körfezi'nde yaşanan Katrina Kasırgası'nın meydana getirdiği büyük yıkım, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)'in haber verdiği bir diğer kıyamet alametini, "Batıdaki Yere Batış"ı akıllara getirmektedir. Peygamberimiz (sav)'in ahir zamanda gerçekleşeceğini bildirdiği bu "yere batışın", tarihteki benzerlerinden çok daha büyük, çok daha etkili olması gerekmektedir. Nitekim Katrina Kasırgası da geçmişteki benzerlerinden çok daha büyük bir yıkım meydana getirmiştir. "İnsanlara ölüm gelip evler mezar olduğu zaman halin nice olur." (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir zaman Alametleri, s. 392, no. 726)

KIYAMETİN BÜYÜK ALAMETLERİ İSE HADİS-İ ŞERİF’TE TOPLU OLARAK ZİKREDİLİR:

Huzeyfetu'l-Gifarı (r.a)'den rivayet edilmiştir: Biz bir gün kendi aramızda konuşurken, Hazreti Peygamber yanımıza çıkageldi. Bize "Ne konuşuyorsunuz?" dedi. Biz de "Kıyâmet gününden konuşuyoruz" diye cevap verdik. Hazreti Peygamber "Şüphesiz on alâmet görülmedikçe kıyamet kopmayacaktır" dedi ve "Deccâl'i, dumanı(duhan), Dâbbetü'l-arz'ı, güneşin batıdan doğmasını, İsa (a.s.)'ın yere inmesini, Ye'cûc ve Me'cuc'u, doğuda, batıda ve Arap yarımadasında olmak üzere üç yer çöküntüsünü, son olarak da Yemen'den çıkarak insanları Mahşere sürecek ateşin vuku bulacağını söyledi" (Müslim, Fiten, 39). Kıyâmetin bu on büyük alameti başka hadislerce ya da İslâm bilginlerince şu şekilde açıklanır:

DECCAL’İN ORTAYA ÇIKIŞI:


Deccâl, kıyâmette zuhur edecek yalancı bir kişidir, İslâm Dini'ni ve müslümanları ifsad edip, kötülüğe ve bozgunculuğa sevketmek isteyecektir. Deccal'in sağ gözünün kör olduğu, iki gözünün arasında "kâfir" yazdığı, çocuğunun olmadığı, Medine'ye ve Mekke'ye giremeyeceği, ortaya çıktıktan sonra yeryüzünde kırk gün kalacağı, bu süre içerisinde istidrac türünden bazı olağanüstü olaylar göstereceği, daha sonra da yine kıyâmetin büyük alametlerinden olan Hz. İsa'nın yeryüzüne inmesiyle onun tarafından öldürüleceği sahih hadislerde belirtilmiştir (Buhârı, Fiten, 26; Müslim, Fiten, 37, 39, 40, 91, 101, 110, 112).

DUHAN’IN ÇIKIŞI:


Duman anlamına gelen duhan da kıyâmetin büyük alametlerinden biridir (Müslim, Fiten, 39). Kıyâmetin vukuundan önce dünyayı bir duman bulutu kaplayarak, kırk gün ve kırk gece kalacak, mü'minler nezleye tutulmuş gibi, kâfirler ise sarhoş gibi olacaklardır.

DABBET-ÜL ARZ’IN ÇIKIŞI:

Kıyâmet'ten önce çıkacağı bildirilen bir yaratıktır. Kelime anlamı "yer hayvanı" demektir. Kur'an-ı Kerim'de "Kendilerine söylenmiş olan başlarına geldiği zaman, yerden bir çeşit hayvan (dâbbe) çıkarırız ki o, onlara, insanların âyetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler" (en-Neml, 27/82) buyurulmaktadır. Hz. Peygamber Dâbbetü'l-arz hakkında "Çıkacak olan kıyâmet alametlerinden ilki, güneşin batı tarafından doğması ile, bir kuşluk vakti insanlara karşı bir dâbbenin (hayvanın) zuhurudur. Bu iki alametten biri, arkadaşından evvel olur. Akabinde diğeri de onun izi üzerinde yakın olarak meydana gelir" (Müslim, Fiten, 118) buyurmuştur.

GÜNEŞİN BATIDAN DOĞMASI:

Güneş batıdan doğacak, insanlar topluca iman edecek, ancak daha önce iman etmemiş olanların imanları kendilerine bir yarar sağlamayacaktır (Tecrid-i Sarih Tercümesi, XII 307; Müslim, Fiten, 118).

HAZRETİ İSA (A.S.)’NIN İNMESİ:


Ehl-i sünnet itikadına göre Kıyâmetin vukuundan önce Hazreti İsa yeryüzüne inecek, hristiyanları İslâm'a davet edecek, Deccâl'i öldürecek, Hazreti Peygamber (s.a.s)'in şerîati ile hükmedecektir (Buhârî, Büyû, 102; Müslim, İmân, 242-247).

YE’CUC VE ME’CUC’ÜN ÇIKIŞI:


Kıyâmetin vukuundan önce çıkarak "yeryüzünde bozgunculuk yapacak" (el-Kehf, 18/94) olan asılları ve soyları belirsiz iki insan topluluğudur (Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, IV, 3288). Hz. ZülKarneyn'in önlerine yaptığı seddin yıkılarak (el-Enbiya, 21/96) açılması ile yeryüzüne dağılacaklar insanlara saldıracak, kentleri yakıp-yıkarak harabe haline getireceklerdir. Bazı rivayetlerde bu seddin Çin seddi olduğu zikredilir (Muhammed Hamdi Yazır, a.g.e., IV, 3291, 3374;

YER ÇÖKÜNTÜLERİ OLMASI:


Doğuda, Batıda, Arap Yarımadasında olmak üzere üç bölgede yer çöküntülerinin meydana gelmesi de Kıyâmet'in büyük alametlerindendir (Müslim, Fiten, 39).

BÜYÜK ATEŞİN ÇIKMASI:


Yemen'den çıkacak olan büyük bir ateşin insanları önüne katarak sürmesi (Müslim, Fiten, 39).

Ebu Davud ve Tirmizi'nin Sünen'lerinde yeralan bazı hadislere göre Mehdî'nin çıkması da Kıyâmet'in büyük alametlerindendir (Sünen-i Tirmizî, IV, s.1-93: Sünen-i Ebu Davud, N. Şr. M.Abdul Hamid IV, 100, 106).

Hz. Peygamber (s.a.s), Kıyâmetin kötü insanlar ve kâfirler üzerine kopacağını bildirmiştir. Bu hadislere göre Kıyâmet kopmadan önce mü'minlerin ruhları alınacak ve onların âhirete göçmeleri sağlanacaktır (Buhari, Fiten, 5; Müslim, imare, 53).

KIYAMETİN KÜÇÜK ALAMETLERİ


  • İnsanların bina yapmakta birbiriyle yarışmaları
  • İnsanların ölümü temenni etmeleri (Buharî, Fifen, 25; Müslim, Fiten, 53-54)
  • Câriyenin efendisini doğurması (Müslim, İmân, 1).
  • Hicaz'da bir ateşin çıkarak Busra'da (Şam) yakınlarında bir yer) develerin ayaklarını aydınlatması (Buhârî, Fiten, 24; Müslim, Fiten, 42).
  • Fırat nehrinin sularının çekilerek, nehir yatağından altın çıkması (Müslim, Filen, 29-31).
  • İkisi de hak iddiasında bulunan iki büyük İslâm ordusunun birbiriyle savaşması (Buhârı, Fiten, 25; Müslim, Fiten, 17)
  • İslâmî ilimlerin ortadan kalkması, cehaletin artması (Buhârî, Fiten, 4).
  • Depremlerin çoğalması (Buhârî, Fiten, 25).
  • Zamanın yaklaşması, gece ile gündüzün eşit olması (Buhârî, Fiten, 25).
  • Cinâyetlerin çoğalması, fitnelerin zuhur etmesi (Buhârî, Fiten, 4; Müslim, Fiten, 18).
  • Yahudilerle Müslümanların savaşmaları, Müslümanların Yahudileri öldürmesi (Tecrid-i Sarih Tercümesi, VIII, 341; Müslim, Fiten, 79-82).
  • Kahtân'dan bir kişinin çıkarak, insanları asâsı ile sevketmesi Buhârî, Fiten, 23).

Bugün

İLGİLİ HABERLER

  • ANKET
  • HAVA DURUMU

Ajanslar