İran'da Muta nikahı

İran'da Muta nikahı

Ahmedinejad'ın sitesinde ki Muta Nikahının Farzları

7 Mart 2013, Perşembe - 08:40
HİT: 3255(0)


İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın emri ile internet haberciliği yapan ve İran'ın en etkili haber sitesi Olan ABNA.ir sitesinde Muta Nikahının Dini Farzları ve nikahın kıyılmasının ne kadar elzem olduğuna dair haberin detaylarını siz değerli okuyucularımız ile paylaşıyoruz..  
İslam dini açısından geçi nikahın (muta) sahih olması için bazı şartların yerine getirilmesi farz ve gereklidir. Burada kısaca bu şartlara değineceğiz.

1. Geçici nikahın sahih olması için “nikah akdinin” okunması gereklidir. Dolayısıyla erkek ve kadının geçici nikaha razı olması yeterli değildir. Ayrıca Nikah akdi kendi has lafzıyla inşa kastı ile okunmalıdır. 2. Farz ihtiyat gereği[1], nikah akdi Arapça ve sahih bir şekilde okunmalıdır. Eğer kadınla erkek kendileri sahih bir Arapçayla nikahlarını kıyamıyorlarsa, hangi dille olursa olsun nikahlarını kıyabilirler. Vekil tayin etmelerine gerek yoktur. Ancak زوجت ve قبلت “zevvectu” ve “kabiltu” (tezviç ettim ve kabul ettim) sözcüklerinin anlamını ifade edecek sözcükler kullanmalıdırlar.

KADINLA ERKEK KENDİ GEÇİCİ NİKAHLARINI KIYMAK İSTİYORLARSA

3. Eğer erkekle kadının kendisi geçici nikah akdini okumak istiyorlarsa, nikah süresi ve mihriyelerini belirledikten sonra kadın şöyle demelidir:

زَوَّجْتُکَ نَفْسِى‏ فِى الْمُدَّةِ الْمَعْلومَةِ عَلَى الْمَهْرِ الْمَعْلُومِ

Zevvectuke nefsi fil muddetil ma’lumeti alel mehril ma’lumi.

(Ben, kendimi belirli bir süre ve mihriye karşılığı senin eşin olarak karar kıldım.)

Ve derhal fasılası olmaksızın erkek:

«قَبِلتُ لِنَفْسى هکذا»

“Kabiltu linefsi hakeza”

“Nikahı kendim için kabul ettim.”

yahut yalnızca

«قَبِلتُ»

“kabiltu”

“Kabul ettim.” derse sahihtir.

Kadın: زَوَّجْتُکَ نَفْسِى‏ فِى الْمُدَّةِ الْمَعْلومَةِ عَلَى الْمَهْرِ الْمَعْلُومِ

Erkek: قَبِلتُ

KADIN, (NİKAHLANACAĞI) ERKEĞİ KENDİSİNE VEKİL TAYİN EDERSE

Eğer kadın, kendisi okuyamaz ve (nikahlanacağı) erkeği kendisine vekil tayin ederse erkek kadının vekili unvanıyla şöyle der:

«زَوَّجْتُ مُوَکِّلَتِى (...) لِنَفْسى فِى المُدَّةِ الْمَعْلُومَةِ عَلَى الْمَهْرِ الْمَعلُوم»

“Zevvectu muvekkileti (…)[2] linefsi fil muddetil ma’lumeti alel mehril ma’lum.”

“Müvekkilimi kendim için belirli bir süre ve belirli bir mihriye karşılığında eş olarak karar kıldım.”

Ve derhal fasıla vermeden şöyle demelidir:

قَبِلْتُ التَّزوِیجَ لِنَفْسى فِى المُدَّةِ الْمَعْلُومَةِ عَلَى الْمَهْرِ الْمَعلُوم

“Kabiltu tezvice linefsi fil muddetil ma’lumeti alel mehril malum.”

“Belirli bir süre ve belirlenmiş mihriye karşılığına kendim için izdivacı (evliliği) kabul ettim.”

yahut şöyle demelidir:

قَبِلْتُ لِنَفْسى هکَذَا

“Kabiltu linefsi hakeza.”

“Böyle bir nikahı kendim için kabul ettim.”

KADIN VE ERKEK İKİ KİŞİYİ KENDİLERİNE VEKİL TAYİN EDERLERSE

Eğer kadın ve erkek kendileri nikahlarını kıyamaz ve iki kişiyi kendilerine vekil tayin ederlerse kadının vekili erkeğin vekiline şöyle demelidir:

« زَوَّجْتُ مُوَكِّلَتى مُوَكِّلَكَ فِي الْمدَّةِ الْمَعْلُومَةِ عَلى المَهْرِ المَعْلُوم »

“Zevvectu muvekkileti muvekkileke fil muddetil ma’lumeti alel mehril ma’lum.”

“Belirli bir süre ve belirlenmiş bir mihriye karşılığında müvekkilimi müvekkilinizin eşi ve zevcesi olarak karar kıldım.”

Derhal fasıla vermeden erkeğin vekili kadının vekiline şöyle demelidir:

« قَبِلْتُ لِمُوَكِّلي هكَذا »

“Kabiltu limuvekkili hakeza”

“Müvekkilim için böyle bir nikahı kabul ettim.”

4. Nihah akdi okunduğu sırada mihriyeyi belirlemek ve zikretmek gereklidir.

5. Kadın ve erkek, yahut onların nikahını kıyan vekillerin “nikah akdini” inşa kastıyla okumaları gerekmektedir. Yani eğer kadın ve erkek kendi nikahlarını okuyorlarsa kadın “zevvectuke nefsi” dediğinde kastı kendisini erkeğin kadını olarak karar kılmak olmalıdır. Aynı şekilde erkekte “kabiltu tezvice” dediğinde kastı kadının artık kendi eşi olduğu olmalıdır.

6. Nikah akdini okuyan kişi baliğ ve akıl sahibi olmalıdır.

7. Eğer karı ve kocanın akdini okuyan kişi vekil veya velileri olursa nikah akdinde karı ve koca muayyen edilmelidir.

8. Ergenlik dönemine girmiş ve reşit olmuş bir kız[3], yani kendi maslahat ve hayrını teşhis edebilme çağına gelmiş ve eğer evlenmek istiyor ve bakire ise babasından, yahut dedesinden (babasının babasından) izin almak zorundadır. Ancak eğer bakire olmaz ve bekareti[4] (bir önceki) kocası tarafından bozulmuşsa baba, yahut dedenin izni gerekmez.

Ancak eğer baba ve dedesi olmaz veya onlara ulaşma imkanı olmaz ve onlardan izin alması mümkün olmazsa ve kızın evlenmeye ihtiyacı olursa bu durumda baba veya dedesinin iznini almaya gerek yoktur. Ayrıca eğer kız için uygun ve münasip bir eş adayı bulunur ve şer’i ve örfü olarak onun dengi ve eşi sayılırsa, ancak baba veya dedesi gerekçesi olmadan yersiz olarak engel olur ve zorluk çıkarırsa bu durumda baba, yahut dededen izin almaya gerek yoktur. (Bir çok müçtehit bu konularda ittifak etmiştir)

9. Geçici nikahın icrası sırasında kadın başka birisini nikahı altında bulunmamalıdır.

10. Kadın ve erkek evliliğe razı olmalıdır. Zorlama ve ikrah yoluyla evliliğe razı olmamalıdırlar.[5]

11. Eğer kadın önceden başka birisinin nikahı altında olur ve talak verilmişse (boşanmışsa) yahut geçici nikah döneminin süresi dolmuşsa yeniden nikah kıyabilmesi için iddetini beklemek zorundadır.

12. Başka birisinin akdi altında olan bir kadın (ister daimi evlilik olsun, isterse geçici evlilik olsun) ileride evlenmek istediği birisiyle zina etmemelidir. Zira eğer bir erkek evli bir kadınla zina ederse (iddet dönemi sırasında bir önceki erkeğin karısı hükmünde olduğu için bu dönemde de eğer cinsel ilişkiye girerse) artık o kadın ilelebet o erkeğe haram olur, evlenemezler.[6]

EVLİLİKLE ZİNA’NIN FARKLARI

1. Had: Zinanın haddi vardır, ancak nikahın haddi yoktur.

2. Mihriye: Zinanın mihriyesi yoktur, ancak nikahın mihriyesi vardır.

3. İddet: Zinanın iddeti bulunmamaktadır,[7] ancak nikahın iddeti vardır.

4. Nesep (soy): Zina ile nesep ve soy oluşmaz, ancak nikah nesep ve soy oluşturur.

GEÇİCİ EVLİLİKLE ZİNA ARASINDAKİ FARKLAR

Zina ve geçici nikah (muta) arasındaki farka geçmeden önce her ikisinin de tanımını yapalım. Zinanın tanımı için şöyle söylenmiştir: “Şer’i nikah olmadan kadına (cinsel olarak) yakınlaşmak zinadır.” Geçici nikahın tanımı hakkında şöyle diyebiliriz: “Süre ve mihriyesi belli olan şer’i nikahla kadına (cinsel yolla) yakınlaşmaya muta nikahı denir.” Bu iki tanımı dikkate alırsak aralarında bir çok fark ortaya çıkmış olacaktır. Onların bazılarına değiniyoruz:

1. Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle “zina” eylemi إِنَّهُ کَانَ فَاحِشَةً وَسَاءَ سَبِیلاً “Şüphe yok ki zina çirkin bir hayâsızlık ve çok kötü bir yoldur.”[8] Ancak geçici nikah (muta) Allah’ın hikmeti ve ilmi üzere insanların maslahatı icabıdır: إِنَّ اللَّهَ کَانَ عَلِیماً حَکِیماً “Elbette Allah her şeyi bilmekte ve yerli yerince yapmaktadır.”[9]

2. Eğer bu çirkin hayasızlık yoluyla gayri meşru çocuklar dünyaya gelirse, aralarında hiçbir irtibat olmayacak ve kendilerini birbirlerine yabancı olarak bileceklerdir. Çünkü bağ ve ilişkiye neden olan aile asaletinden, şefkat ve muhabbetten nasipsizdirler. Ancak geçici nikah yoluyla eğer çocuk sahibi olunursa, yasal ve şer’i olduğu için daimi evlilikle dünyaya gelen çocuklarla aralarında hiçbir fark yoktur.

3. Zina genellikle kaygı ve korkuyla iç içedir, özellikle eğer bu işi yapan iman sahibi bir müminse bu daha da şiddetlenir. Hatta eğer bu ilişkiden bir çocuk sahibi olursa doğal olarak kaygı ve korkuyla iç içe olan bir ilişkiden oluştuğundan bu durum fiziksel, ruhi ve manevi olarak çocuğa yansıyacaktır. Ama Kur’an-ı Kerim’in mubah bildiği, şer’i ve yasal olan geçici nikahla bu (cinsel) yakınlaşma olursa bahsi geçen sıkıntıların hiç birisi yaşanmayacaktır.

4. Gayri meşru yolla dünyaya gelen çocuklar kendilerini kimseye mensup bilmemekte ve birilerinin şehvet ve cinsi isteklerinin eseri olarak dünyaya geldiklerini bilmektedirler. Sonuç olarak topluma depresyonlu ve sorunlu kişiler kazandırılmış olmakta ve bu da toplumdaki emniyet ve asayişi ortadan kaldırmaktadır. Ancak helal yolla olan çocukların hiç birinde bu tür sıkıntılar söz konusu değildir. gayri meşru yolla dünyaya gelen çocuk geleceğini belirsiz bilmekte, ancak şer’i ve yasal olarak dünyaya gelen çocuk böyle düşünmemektedir. Zira aile asaletine sahip ve soyu başkaları tarafından bellidir.

Bu sorunlar eğitim merkezlerinin kurulmasıyla belki belirli bir oranda azaltılabilir, ancak bu konuda geçici bir süreliğine sahte bir sevgi ve muhabbetle ilerleme kaydedilebilir, ancak hakiki bir şefkat ve muhabbetten mahrum olduklarından ahlak ve eğitim konusundaki sıkıntılar aynı şekilde kalacaktır.

5. Kadın ve erkek ilişkileri geçici nikah kalıbında yol aldığından evlilik ilişkilerini kendiliğinden yönetecektir. Böylelikle çok sayıda insanla ilişkiler azalacaktır. Ve bu ilişkiler belirli yasalar çerçevesinde olduğundan doğal olarak cinsel birleşme yoluyla bulaşan bir çok hastalıklarda kendiliğinden azalacak ve ruhsal ve fiziksel olarak sağlıklı kadın ve erkekler topluma kazandırılmış olacaktır. Burada açıklanan birkaç farkla Kur’an-ı Kerim’in neden zinayı yasakladığı, ancak geçici nikahı (muta) caiz ve mubah saydığının hikmeti de ortaya çıkmış olmaktadır.

Zina ile geçici nikah arasındaki farklardan bir kaçına daha değiniyoruz:

1. Geçici nikah (muta nikahı da söylenmektedir) daimi evlilik gibi icap ve kabul dediğimiz nikah akdine sahiptir. Dolayısıyla iki tarafın kalben razı olması, yazması, çizmesi işaret etmesinin hiçbir faydası yoktur.

2. Kadın, geçici nikah dönemi süresince daimi evlilikte olduğu gibi erkeğin ihtiyarında olmak zorundadır. Başka erkeklere namahrem olduğu için başkalarıyla görüşme, ilişki zina hükmündedir. Ancak zinada bu tür şeyler söz konusu değildir.

3. Kadın, geçici nikah süresi dolduktan sonra iddetini beklemek zorundadır. Eğer kadın aybaşı adeti görüyorsa ve ilişkiye girilmişse iki aybaşı dönemi iddet beklemelidir. Eğer aybaşı adeti görmüyorsa 45 gün iddet beklemelidir. Bu süre zarfında daimi nikahta olduğu gibi başka bir erkekle evlenemez. İster bu süre zarfında çocuğun olmasını engelleyecek (kondom,hap, aylık iğneler, deri altı kapsülleri, tüplerin bağlanması…vb.) şeyler kullanılsın isterse kullanılmasın hüküm aynıdır. Ancak zina da böyle bir durum söz konusu değildir.

4. Eğer erkek, geçici evlilik yaptığı eşinden çocuk sahibi olursa daimi evlilikteki çocukları gibi onu korumak ve nafakasını vermek zorundadır. Ancak zina şer’i ve yasal olmadığı için erkeğin himayesinden yoksundur.

5. Eğer erkek, geçici nikah sonrası ölürse, muta nikahıyla dünyaya gelen çocuk daimi nikahta olduğu gibi ondan irs alır ve onun mirasçısı olur, ancak zina da böyle bir şey yoktur.

6. Geçici nikahta, vakit ve mihriye belirlenmelidir. Bunlar olmadan okunan nikah batıldır. Nikah okunur okunmaz erkek kadının mihriyesine borçlanır.

Devam edecek…

ABNA.İR


[1] - Fetva aşamasından sonra yapılması zorunlu hükümdür.

[2] - Noktaların olduğu yere kadının adı söylenebilir.

[3] - Reşideden maksat: Kız kendi maslahatını teşhis kapasitesine sahip, şehvani tahrik ve heyecandan kaynaklanan baskı ve dürtülerden uzak karar alabilmekte ve kendisinin ve ailesinin geleceğini, ailesinin onurunu dikkate alabilmektedir. Ancak akli buluğa ermemiş kız kendi geleceği hakkında karar alamaz, kendi ve ailesinin hayır ve maslahatını bilmez her ne kadar yaşı çok fazlada olsa reşide sayılmaz ve baba veya dedesinin (babasının babası) izni olmadan evlenemez.

[4] - Eğer bekareti zina, yahut başka yollarla bozulmuşsa baba ve dedesinin izni düşmez. Bu durumda onların iznini almak zorundadır.

[5] - Tavzihu’l Mesail meraci, c. 2, s. 449 – 460; Tehriru’l Vesile, c. 2, s. 701 – 77 ve s. 734 – 736.

[6] - Buraya kadarki açıklamalar İmam Humeyni’nin (k.s) fetva ve görüşleriydi.

[7] - Bazılarına göre bir hayızlık dönemi iddeti vardır.

[8] - İsra, 32.

[9] - Ahzab, 1, İnsan, 30, Nisa, 11…   HaberVakti

İLGİLİ HABERLER

  • ANKET
  • HAVA DURUMU

Ajanslar