Karakter Boyutu:
Yazıcı, Tekel işçilerinden özür diledi
09 Şubat 2010 Salı 14:26
Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, tekel işçilerinden özür diledi.


Kamu Görevlilerinin Sendikal ve Demokratik Hakları Çalıştayı toplantısı Abant Palace Otel'de başladı. Üç gün sürecek olan toplantının ilk gününe Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'da katıldı.
 
Toplantı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yazıcı, tekel işçilerinden özür diledi. Dün yaptığı açıklamada Tekel işçilerinin eyleminde PKK'nın parmağı olduğunu ve işin şeytani olduğunu söyleyen Yazıcı, "Tekel işçilerine onların sürdürdüğü greve ilişkin bir değerlendirme yaptım. Demek ki Türkiye'de ne varsa ne tür fraskisoylar varsa bunlar Tekel işçilerin eylemine müdahiller yada müdahil olmak istiyorlar.

Bunun içerisinde Türkiye'de PKK'da varsa vardır. Yoksa ben orada hiçbir şekilde Tekel işçilerin PKK'lı olduğu, PKK'lı olabileceklerine ilişkin bir sözüm olamaz. Ama öyle anlaşılmışsa onların hepsinden özür dilerim. Tekel işçilerine benim böyle bir şey söylemem mümkün değil. Ama Türkiye'de iktidara, güvenliği, birliğe ve düzenliğe karşı olanlar bunu kurcalıyorlar. Tekel işçilerini de kullanıyorlar. Tekel işçileri bir hak arama peşinde. Ama başkaları başka şey arama peşinde. Ben bunu ifade etmeye çalıştım. Onları istiskal edecek bir sözüm olamaz. O anlamda anlaşıldıysa herkesten gerçekten çok özür dilerim" dedi.

4-C'YE İLİŞKİN OLARAK

Tekel işçilerinden Şubat sonuna kadar 4C sözleşmesinin imzalanması konusunu da değerlendiren Yazıcı, "Eylem yapan arkadaşlarımız, bunlar 8 bin 500 dolayında, 2 bin 500 kadırında sözleşmesi Haziran sonunda sona erecek. Bu 8 bin 500 arkadaşımızın iş akitleri 31 Ocak 2010 tarihi itibareyli bitmiş ve 1 Şubat tarihiyle kıdem ve ihbar tazminatları onları çalıştıran işveren tarafından hesaplarına yatırılmıştır.
 
Devlette iş ilişkileri bitmiştir. Ama devlet bu vatandaşlarımıza dönük, 2 yıl önce defalarca söyledik. İstenen talepleri 2 yıl önce ötelenmiştir. Bu yılda bunların 4-C statüsünde çalıştırılmalarına ilişkin kararname yayınlanmıştır. Kararnamede iyileştirmeler yapmışız. Dolayısıyla bu kararnameden yararlanacak olan Tekel işçilerinin başvurmaları için 1 aylık süre var.
 
Tercih kendilerine ait. Biz bu arkadaşlarımızı hem harcamaları bakımından hem ailevi sosyal kimliği bakımından onları korumak amacıyla öncelikle çalıştıkları illerde kadroları yeterli olmaması halinde mücavir illerde yerleştirilecek. Yerleştirmelerde bizde o şekilde yaptık. Şu ana kadar 500'e aşkın başvuru var. 350 tanesinin yerleştirmesi yapıldı. Diğer başvuranların yerleştirmelerini de Perşembe günü yapacağız" diye konuştu.
 
Kamu Görevlilerinin Sendikal ve Demokratik hakları çalıştayına KESK ve Kamu-Sen'in katılmamasını, "Bazı kişilerin katılmaması Türkiye'de çalışan ve bundan yararlanacak olanlar bu çalıştayın önemini azaltmaz" şeklinde değerlendiren Yazıcı, "Türkiye'de kamuda çalışanlarla ilgili onların grev ve toplu sözleşme haklarını konu edinen ilk çalışma.
 
Şimdiye kadar böyle bir çalışma yapılmadı. Biliyorsunuz ki 4688 sayılı kamuda çalışanların özlük haklarını tartışırız. Sonuçta bir mutabakat çerçevesinde Bakanlar kuruluna sunarız. Biz 15 Ağustos'ta müzakerelere başladık. Sendikaların talep ettikleri arasında grev ve toplu sözleşmeli sendikalar bizde dedik ki bunların çok değişik uygulamaları var. İLO kararları var. Bütçemizde Anayasal düzenlememiz var. Tüm bunları enine boyuna hem teorik açıdan hem de bir çalıştay yaparak bunları tartışalım dedik.

SENDİKALAR SORUMLU

Ve 2010 yılın ilk aylarında yapalım dedik. Tutanağa geçelim, toplantıya katılan, müzakerelere katılan MEMUR-SEN, KAMU-SEN ve onların sendikaları tutanakta imzası var. Dolayısıyla grev ve toplu sözleşmeye dönük talepleri hem dünya hem Türkiye uygulaması açısından çalıştay da enine boyuna tartışmayı kararlaştırdık. Yapılan bu çalışma sonucunda istediğimiz taleplerin hiçbiri sonuçsuz kalmayacak. Kararlaştırdığımız konuların hiçbiri görmezden gelinmeyecek.
 
Bunun uygulamasını yapıyoruz. Buna ilişkin davetlerimizi Kasım ayı başında yaptık, tüm sendikalara konfederasyonlara göndermiş bulunuyoruz. Ve nitekim KESK 6 kişi ile çalıştaya katılacağını bildirmişti. Kamu-Sen ise 'bunları tanımayız, biz çalıştay bilmeyiz, toplu sözleşme birer haktır bunu verin gitsin' diyor.
 
Davet ettiğimiz kurumlardan ve kişilerden bu konuyu önemseyenler katılmış ama belli düzeyde katılmış. Önemsemeyenler bunun önemini kavrayamayanlar katılmamış. Bazı kişilerin katılmaması Türkiye'de çalışan ve bundan yararlanacak olanlar bu çalıştayın önemini azaltmaz" şeklinde konuştu.

''YÖK KARARINA ÜZÜLDÜM'' 

"Üzüldüm. Üzüntü verici bir şey. Gerekçeyi de okudum. Gerekçe bana göre hukukçu kimliğimle söylüyorum. Çok tartışılabilir bir gerekçe. Danıştay daha önce YÖK'ün uygulamalarına ilişkin katsayı ve buna benzer düzenlemeleri salt YÖK denetimi dahilinde ilişkin kararları da var.
 
Ama bugün Danıştay farklı karar veriyor. Katsayının alan içi ve alan dışı öngörmüş olduğu oraların eğitim öğretimi yada eğitim öğretimi kullanacak olan gençlerimizi ne denli etkiyleyeceğini nasıl ölçüp biçti bunları da herhalde ileride eğitim öğretim alanında faaliyet gösteren kişiler tayin ve taktir edip değerlendireceklerdir.
 
Ama beğenelim beğenmeyelim ortada bir yargı kararı var. Hukuk devletinin gereği beğenseniz de beğenmeseniz de bir yargı kararı var.bunlara uymak ve uygulamaktır. Bu konuda öğrencilerimizi mağdur etmeyecek çalışmaları da açıklayacağız."
 
AA

Haber toplam 81 kez okundu.

» İlgili Başlıklar
Anayasa Değişikliği Referandumunda oyunuz ne olacak?
Anket Tarihi : 12.07.2010
Röportaj
Namaz Vakitleri İSTANBUL
 İmsak              4:52
 Güneş             6:24
 Öğle               13:11
 İkindi              16:49
 Akşam            19:46
 Yatsı               21:10
Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O’ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır.(HUCURAT 13)
“Sizden herhangi biriniz kendisi için arzuladıklarını mü’min kardeşleri için de arzulamadıkça îmân etmiş olmaz.”
“Nefsimi kudret elinde tutan Cenâb-ı Allah’a yemin ederim ki, îmân etmedikçe cennete giremezsiniz. Ve birbirlerinizi sevmedikçe de (kâmil) mü’min olamazsınız. Size bir şey söyleyeyim, onu yaptığınız takdirde sevişirsiniz. Aranızda selâmı yayınız.”
(HADİSİ ŞERİF)
haber5.com
© 2007-2008 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz
Güncel   |   Siyaset   |   Ekonomi   |   Dünya   |   Spor   |   Medya   |   Sivil Toplum   |   Eğitim   |   Aile-Sağlık   |   Kültür-Sanat   |   Teknoloji   |   Özel Haber
Röportaj